"İkamet Astroloji" Eğitimimden, Danışmanlık hikayeme...




İkamet Astroloji” bir diğer adıyla “Coğrafi Astroloji.” Kişinin hangi coğrafyada nasıl yaşayabileceğiyle ilgili ipuçları verir.

  • Nerede oturmalıyım,

  • Nerede sağlıklı,

  • Nerede mutlu ve huzurlu olabilirim,

  • Nerede eğitim alabilirim,

  • Aşkı nerede bulabilirim,

  • Nereye seyahat etmeliyim,

  • Evimin enerjisini nasıl düzeltmeliyim,

  • Kariyerimde nasıl yükselebilirim,

  • Nerede para kazanabilir,

  • Nerede satış yapabilirim,

gibi onlarca soruya cevap veren, doğum haritalarıyla dünya üzerindeki iz düşümlerin grafiksel olarak çeşitli tekniklerle çıkarılmasıdır.


Sizlerle “İkamet Astroloji Danışmanlığı” hizmetimden faydalanan, bir çiftin haritalarını izinlerini alarak ve kimliklerini gizleyerek, yorumlarımın örnek teşkil etmesi adına paylaşmak istedim.

Telefon görüşmemizde, hayatlarına yön vermek için astrolojinin rehberliğine ihtiyaç duyduklarını belirten genel bir sohbete yerleşmiştik…


Taleplerini net kavrayabilmek adına birkaç soru yöneltmiştim. Yanıtlar ise şu şekilde olmuştu.

Eşlerden biri, “eşinin İstanbul’da çok bunaldığını, mutlu olamadığını, sanki bir hapishanedeymiş gibi kapalı bir kutuda hissettiğini, bu durumun her ikisini de huzursuz ettiğini” belirtmişti.

Bu duruma hizmet edecek olan ise “İkamet Astroloji” idi ve uygun bir zaman aralığı belirleyip kendilerine danışmanlık için bir randevu oluşturdum.


Her ikisinin de Natal, ikamet haritalarının üzerinden çalışmaya ve notlarımı almaya başladım. Gerçekten de söyledikleri gibiydi. Beyefendinin Natal haritasında, Güneş'i 12.evde idi ve Jüpiter, Mars, Merkür (Retro) gezegenleriyle birlikte, Boğa Stelyumu vardı. 12.evin göstergelerinden biri olan hapishane kavramı, danışanıma kendisini sıkışmış, kapalı bir kutuda olduğunu hissettiriyordu ve bu nedenle bir an evvel yaşadıkları İstanbul’dan taşınmak istiyordu.


Çalışmalarımın ardından, danışmanlık günü gelmişti ve onların sorularını tekrar aldıktan sonra ben aldığım notlar üzerinden sorularımı sormaya başladım. İlk önce notlarımın arasından keskin yerlerle ilgili sorularımı yöneltmeyi uygun buldum.







Öncelikle beyefendiye,

Çok dikkatimi çeken; Mars hattı, Irak’tan geçiyordu. Bilindiği üzere, Mars’ın birçok anlamı vardı. Bunlardan bazıları; savaş, mücadele ve askerliğe işaret ediyordu.


- Askerliğini nerede yaptığı sorusunu yönelttim.

- “Asker emeklisi” olduğunu yanıtını aldım.


-Peki; Irak’ta görev yaptınız mı? Sorusunu yönelttiğimde,

-“Kuzey Irak’ta” görev aldığını söyledi.


IC hattı da Uranüs’e kareydi. IC hattı 4.evi temsil eder. 4.ev ise vatan, aile, hayatın sonu gibi bazı anlamlar taşır. Uranüs ise ani beklenmedik olayları yansıtırdı.


IC kare Uranüs hattı için sorduğumda;


-Aileniz, orada bulunduğunuz dönem sizinle ilgili ani şok yaşamış olabilir mi? Hatta çekindiğimden, öldüğünüzü zannetmiş olabilirler mi? diyemedim. O bölgede, kötü ne gibi bir deneyiminiz var diye sordum.

- “Kuzey Irak’ta görev yaparken kaybolduğunu, ailesinin ondan günlerce haber alamadığı ve hatta öldü zannettiklerini” anlattı.


Astrolojinin çalışmasına olan inancımın tam olmasına rağmen, üst üste şok yaşıyordum.


Chiron (yaralı şifacı) asteroidi de gözüme çarpanlardandı ve …

-Orada yaralandınız mı? Dediğimde

-“Hem yaralandığını hem de yürüyerek sınıra kadar geldiğini ve ayaklarının yara bere içerisinde kaldığını” söyledi.


-Van’dan geçen, Uranüs hattını sorduğumda

-"Teröristlerle çatışmaya" girdiğini söyledi.


Eskişehir’den geçen Mars hattını da aldığımdan;

-Eskişehir dedim,

-“Eskişehir de görev yerlerimden birisiydi.” dedi.


Güneş hattını incelediğimde;

- Atalarınız Bulgaristan’dan mı geldi. diye sordum.

-“Dedesinin Bulgaristan’dan geldiğini göçmen olduklarını.” belirtti.


Ankara’ya uzanan Güneş hattı için bir sorum daha vardı.

-İlk görev yeriniz, mesleğe başladığınız yer mi? dediğimde, itirazsız yine

-“Evet” cevabını aldım.


Danışanım ilk parlamış kimliğine giden yolu Ankara’da çizmişti.


Daha sonra ilerletilmiş haritasını incelediğimde, Güneş, IC ve MC kareleri beni farklı bir soruya itti ve …

-Ankara’yı niye sevmiyorsunuz? Dediğimde

-“İlk eşiyle Ankara’da sorunlar yaşadığını, boşandıklarını” anlattı.


Ben dahil olmak üzere, her iki tarafa da bu kadar şok yeterdi herhâlde.


Konudan epey uzaklaşmıştık ve asıl konuya dönmek istediğimde, ilerletilmiş haritasına göre nerede güzel bir hat olduğunu incelemiş ve notlar tutmuştum.


Tespit ettiğim; Ay, üçgen DSC (ilişkiler-evlilik) hattı olarak İzmir Karaburun, Mordoğan, Çeşme, Urla gibi seçenekler sunmayı uygun gördüm…


Sırada ise eşinin haritası için aldığım notları aktarmak vardı ve o bir astroloji öğrencisiydi.

9.ev, astrolog olmakla ilgili önemli göstergelerden biriydi. Üstelik! Neptün, akrepte derin sezgi ve mistisizme, kahinliğe işaret ediyordu. Güneş’te akrepte ve bu evde olunca, bu yeteneklere ışık tutuyordu. MC’si, yayda ve yönetici gezegeni ile 7.evde danışmanlık için destek atıyordu.






İkamet Astroloji” sinin çeşitli teknikleriyle değerlendirdiğimde; yine eşi gibi (pembeyle işaretlediğim yer) Karaburun, Mordoğan, Çeşme Urla hatlarını, Kuzey Ay Düğümü MC ile üçgen yaparak ileriye bakabileceği kariyerinde gitmesi gereken yer olarak güzel bir açıyla destekleniyordu.

IC ve Güney Ay Düğümü üçgeni ile de erkarnasyonunda tamamlanmamış zihnindeki eksik parçaların tamamlanabileceğini (Yani ruhsal ve zihinsel açıdan da rahatlayacağını) gözlemledim.




Şimdi Natal haritasıyla, “Astro*Karto*Grafi” durum birleştirildiğinde, Local Houses (lokal ev) sistemi ve paranlarla incelediğimde (pembe ile işaretlenmiş) 9.ev, Jüpiter ve Neptün hatlarıyla yine İzmir Karaburun, Mordoğan, Çeşme, Urla hatlarıyla astroloji yine kendini ispatlamıştır.




Daha sonra beyefendinin haritasında hapishanede gibi hissettiren 12.evindeki gezegenlerini, teknik olarak 11.eve taşımak için başka yerler araştırdım. Çünkü amaç; gezegenlerini, hapishane hissinden çıkartıp umutlar, sosyal çevre evine doğru kaydırmaktı.


Danışanlarım, Türkiye’den ileri gitmek istemiyorlardı ama bir yer vardı ki (Gürcistan Batum) teklifte bulunmalıydım.